top of page

Nocturnal Journal- 28

  • Yazarın fotoğrafı: Elif Leyal
    Elif Leyal
  • 22 Nis 2024
  • 2 dakikada okunur

Belki farketmiş olabileceğiniz üzere geçen hafta, 7 ay sonra ilk defa yazı yayınlamadım.


Hastayken, sınav haftalarımda, mental olarak zorlandığım dönemlerde bile kırmadığım zincir, ironik bir şekilde, dünyanın tüm vakitlerine sahip olduğum bir haftada kırıldı. Tatildeydim, çoğunlukla kitap okudum ve uyudum. Pazar günü geldi ve… sadece yazmadım.


Bugün gelene dek hala geçen haftanın yazısını yayınlama düşüncesindeydim. Ama bu, sadece bir alışkanlığı devam ettirmek için olacaktı.


Burada yaptığım iş üzerine düşünüyorum. Her hafta, hem yazarken hem yazmaya hazırlanırken hatrı sayılır ölçüde vakit ayırıyorum. Ve bunun sonunda çıkan yazı çoğu zaman beni tatmin etmiyor. Şunu tespit ettim: Nocturnal Journal’da kendime tanıdığım özgürlük, ironik bir şekilde cümlelerimi kısıtlıyor. “Bu benim hayatım, nasıl yaşıyorsam öyle,” düşüncesini kalkan ediniyorum. En büyük tutsaklık sınırsız özgürlüktür derler ya, o misal.


Yapıp ettiklerimi kayıt alma niyetiyle burada yazmaya başlamıştım. Bu pasif bir niyet. Düşüncelerim, başımdan geçenlere eklemlenerek yazılarda var olabiliyorlar sadece. Bu haliyle de yeni fikirler geliştiremiyorum. Sanırım bu bir kısır döngü.


Nocturnal Journal ile ilgili bir diğer problem ise bunun bir “haftalık yazılar güruhu” haline gelmiş olması. Geriye dönüp baktığımda yazılarımın hepsi aklımda ve benim için biricik; aynı zamanda hepsi iç içe geçmiş ve aralarındaki sınırlar belirsizleşmiş, tıpkı hafıza gibi. Bu da yazının müşahhas bir varlık kazanmasını engelliyor. Hepsinin başlığı, fotoğrafı, başı ve sonu hemen hemen aynı. Bu bilinçli bir tercihti elbette, yazılarım için harcamam gereken eforu minimize edecektim. (Hepsine ayrı bir başlık ve fotoğraf seçmekle uğraşmayacaktım.) İşe yaradı da, ama hayatımızda akıllıca sandığımız her seçimin bir yan etkisi oluyor sanırım.


Artık hakiki bir üretim yapmak istiyorum. Kendimi şaşırtmak istiyorum. Biraz daha zorlamak ve uğraştırmak istiyorum. Bunu, hacmi beni ezmeye başlayan okurlarıma da borçluyum. Çünkü insan “ben yazdım ve oldu,” diyerek kalemini sivriltemiyor. Tartışmak gerekiyor, eleştirmek ve eleştirilmek gerekiyor. Daha çok soru sormak gerekiyor.


Websitemi entelektüel olarak kalkındırmak için bir yola girmiş bulunuyorum. Bundan sonraki yazılarım daha bütüncül essay’ler şeklinde olacak. Sevdiğim bir sözle bu dosyayı kapatıyorum ve bir yenisini açıyorum:

Obviously, this is an experiment. And it may fail spectacularly.*

*Apaçıktır ki bu yaptığım bir deneyden ibaret. Ve göz kamaştırıcı bir şekilde başarısız olabilir.

 
 
 

Comments


Commenting has been turned off.

Yeni Yazılardan Haberdar Olmak İçin:

Thanks for subscribing!

İki Satır Da Siz Bırakın

Yakında Görüşürüz!

Tüm hakları saklıdır İzinsiz kopyalanamaz.

bottom of page